Hamza YERLİKAYA ile röportajımız

Yıl­la­rı­nı gü­re­şe ada­mış, 2 Olim­pi­yat, 3 Dünya ve 8 Av­ru­pa şam­pi­yon­lu­ğu ya­şa­mış, BESYO me­zu­nu, “Asrın Güreş’çisi Hamza YERLİKAYA”, Der­gi­miz Genel Yayın Yö­net­me­ni Kerem BAL­YE­MEZ’in so­ru­la­rı­nı ya­nıt­la­dı.
– Hamza Yer­li­ka­ya kim­dir, biraz ken­di­niz­den bah­se­der mi­si­niz?
 
1976 İstan­bul Ka­dı­köy do­ğum­lu­yum. Bir dönem Fe­ner­ba­çe’nin alt ya­pı­sın­da fut­bol oy­na­dım. Babam ve abim gü­reş­çi olun­ca güç­le­ne­lim diye İstan­bul De­mirs­por ku­lü­bün­de gü­re­şe baş­la­dım. İyi ki de baş­la­mı­şım, yıl­lar­ca ül­ke­mi­ze hiz­met etme im­ka­nı bul­dum. Sü­ley­man De­mi­rel Üni­ver­si­te­si, Bur­dur Eği­tim Fa­kül­te­si Beden Eği­ti­mi ve Spor Öğretmenliği Bö­lü­mün­den me­zu­nu oldum. Aktif spor­cu­lu­ğu bı­rak­tık­tan sonra 2012’de se­çim­le Tür­ki­ye Güreş Fe­de­ras­yo­nu baş­kan­lı­ğı­na se­çil­dim. Daha sonra 2015’te Sivas’tan mil­let­ve­ki­li se­çil­dim. 10 Ara­lık 2015 ta­ri­hin­den iti­ba­ren de Cum­hur­baş­ka­nı­mı­zın Baş­da­nış­man­lı­ğı gö­re­vi­ni yap­mak­ta­yım.
– Aktif spor ya­pı­yor mu­su­nuz? Ya da vakit bu­la­bi­li­yor mu­su­nuz?
 
Evet ya­pı­yo­rum. Ara ara bas­ket­bol ve fut­bol oy­nu­yo­rum. Ar­ka­daş­lar­la bir­lik­te yüz­me­ye gi­di­yo­ruz ve ata bi­ni­yo­rum.
– En zor ra­ki­bi­niz kimdi? Çok özel bir anı­nı­zı an­la­tır mı­sı­nız?
 
Bu hep so­ru­lu­yor ama çok şükür kim­se­ye ta­kın­tım ol­ma­dı. En büyük he­de­fim 3 olim­pi­yat şam­pi­yo­nu ol­mak­tı ama ol­ma­dı 2’de kal­dım. 3. Şam­pi­yon­lu­ğa gi­der­ken kilo ver­mem ge­re­ki­yor­du ol­ma­dı. Diğer bir olim­pi­yat­ta ise ame­li­yat oldum, o da ol­ma­dı. Nasip de­ğil­miş demek ki. İnşal­lah biz­den son­ra­ki­le­re nasip olur.
– Gü­reş­te her zaman ciddi ba­şa­rı­lar elde et­mi­şiz­dir. Gü­re­şin ge­le­ce­ği­ni nasıl gö­rü­yor­su­nuz? 
 
Şu anda öne çıkan iki spor­cu­muz var. Biri ser­best­te Rıza KA­YA­ALP, di­ğe­ri de gre­ko­ro­mende Taha AKGÜL. Takım spor­la­rı ve bi­rey­sel spor­lar ara­sın­da ciddi bir fark var. Takım spor­la­rı­na bak­tı­ğı­nız­da oyun­cu ak­sı­yor­sa onun ye­ri­ne hemen bi­ri­ni ala­bi­lir­si­niz. Ama bi­rey­sel spor­lar­da bu im­kâ­nı­nız yok. Ar­ka­daş­la­rı­mı­zın ar­ka­sın­dan ye­ti­şen ço­cuk­lar var. Bu ar­ka­daş­la­rı­mı­zın sayısının artma-sını is­ti­yo­ruz. Daha güzel gün­ler güreş ca­mi­ası­nı bek­li­yor in­şal­lah.
– Tür­ki­ye’de spor ne du­rum­da sizce? 
 
Es­ki­ye göre daha iyi­yiz ama önü­müz­de­ki yıl­lar­da daha da güzel ola­cak in­şal­lah. Cum­hu­ri­yet ta­ri­hin­den bu­gü­ne kadar ba­kıl­dı­ğın­da en büyük spor­tif ba­şa­rı­lar bu dö­nem­de alın­dı. İlk­le­rin ya­şan­dı­ğı bir dö­nem­de­yiz. Daha iyi olur muyuz? Tabi ki olu­ruz. Spor iş­le­ri­ne şu anda be­le­di­ye­ler el attı. Bi­li­yor­su­nuz. Cum­hur­baş­ka­nı­mı­zın be­le­di­ye­le­re ta­li­mat­la­rı var. Cum­hur­baş­ka­nı­mı­zın be­le­di­ye­le­re söy­le­di­ği spor okul­la­rı­nız var mı? Yoksa neden yap­mı­yor­su­nuz? Üc­ret­siz mil­le­ti­mi­ze kul­lan­dı­ra­cak­sı­nız. Genç ye­te­nek­le­ri bu­la­cak­sı­nız, ba­kan­lı­ğı­mı­za ve­re­cek­si­niz. Ku­lüp­le­ri des­tek­le­yin. Maddi ve ma­ne­vi tüm des­tek­le­ri ve­ri­niz diye ta­li­mat­la­rı var­dır. Cum­hur­baş­ka­nı­mız git­ti­ği her ilde bu ta­li­mat­la­rı­nı ye­ni­ler. Naim Sü­ley­ma­noğ­lu dev­let tö­re­niy­le def­ne­dil­di. Has­ta­lık sü­re­cin­de Cum­hur­baş­ka­nı­mız özel ola­rak il­gi­len­di. Spora ve spor­cu­ya des­tek veren bir Cum­hur­baş­ka­nı­mız var. Ül­ke­miz­de spor in­şal­lah daha da iyi ola­cak.
– Tür­ki­ye’de ant­re­nör olmak çok kolay. Sizce ant­re­nör­lük sis­te­mi alay­lı mı ol­ma­lı yoksa mek­tep­li mi? 
Bence bu konu dü­zen­len­me­li­dir. Ant­re­nör­lük me­zu­nu ar­ka­daş­la­rı­mız 4 yıl oku­yup ant­re­nör olu­yor. Di­ğe­ri de gelip bir hafta ya da 15 günde ant­re­nör olu­yor. Bu doğru değil, adil değil! Bu ko­nu­nun bir an önce dü­zen­len­me­si ge­re­kir. Çe­kir­dek­ten gel­miş, emek ver­miş ant­re­nör­ler için hiç­bir iti­ra­zı­mız yok. Ama bir hafta ya da 15 günde gelip ant­re­nör olun­maz.
– Genç­le­ri­miz eği­tim sis­te­mi yü­zün­den sporu bı­rak­mak zo­run­da ka­lı­yor­lar. Bu ko­nu­da bir ça­lış­ma­nız ola­bi­lir mi?
Bu ko­nu­da üni­ver­si­te­de­ki, li­se­de­ki ida­re­ci­le­ri­mi­ze ve aile­le­re çok büyük iş dü­şü­yor, biraz daha öz­ve­ri­li ol­ma­lı­lar. Öğ­ren­ci­miz ken­di­si­ni ulus­la­ra­ra­sı alan­da ha­zır­lı­yor ama okul­da ida­re­ci­ler­le ve öğ­ret­men­ler­le, evde de aile­si ile karşı kar­şı­ya ka­lı­yor. Biz spor­cu genç­le­ri­mi­zin hem oku­ma­sı­nı hem de spor yap­ma­sı­nı is­ti­yo­ruz. Ge­çen­ler­de bu konu Cum­hur­baş­ka­nı­mız­la da ko­nu­şul­du. Biz­le­re ta­li­mat verdi ve “ne ge­re­ki­yor­sa yapın” dedi. Bu sis­te­min daha yer­leş­me­si için eli­niz­den ge­le­ni ya­pa­ca­ğız.
– İlko­kul­lar­da Beden eği­ti­mi ve spor dersi yok­tur. Or­ta­okul­lar­da ise beden eği­ti­mi ve spor der­si­nin sa­yı­sı 2 saat, İmam ha­tip­ler­de ise 1 saat. Sizce bu ders sa­yı­sı ül­ke­miz­de spor adına alı­na­cak ba­şa­rı­lar için ye­ter­li mi?
İlko­kul­lar­da beden eği­ti­mi der­si­nin kal­dı­rıl­ma­sı­nın se­be­bi­ni hala an­la­mış de­ği­lim. Milli Eği­tim Ba­kan­lı­ğı ol­ma­dan spor­da ba­şa­rı elde et­me­miz müm­kün değil. Gelen ba­şa­rı­lar ise bi­rey­sel ba­şa­rı­lar­dır ya da sis­tem­den kay­nak­la­nı­yor­dur. “Ağaç yaş­ken eği­lir” diye boşa de­me­miş­ler. Benim şahsi ka­na­atim “il­ko­kul­lar­da beden eği­ti­mi ve spor dersi en az 5 saat ol­ma­lı­dır.” Or­ta­okul­lar­da bu rakam biraz dü­şü­rü­le­bi­lir. Lise ça­ğın­da branş spor­cu­su çı­kar­mak çok zayıf bir ih­ti­mal­dir. Ay­rı­ca kötü alış­kan­lık­lar­dan kur­tul­ma­nın en güzel yolu da spor­dur. Biz in­san­lar spor yap­sın ve spor kül­tü­rü ka­zan­sın is­ti­yo­ruz. Ço­cuk­lar at­la­mak, zıp­la­mak, oyun oy­na­mak is­ti­yor. Ço­cuk­lar il­ko­kul­da ener­ji­yi ata­ma­yın­ca evde aile­le­rin üs­tü­ne yük olu­yor. İlko­kul­da beden eği­ti­mi ve spor dersi 5 saate çı­kar­sa aile­le­rin üze­rin­den yükü de almış ola­ca­ğız. Böy­le­lik­le ço­cuk­la­rı hem zi­hin­sel hem de be­den­sel ola­rak eği­te­ce­ğiz. Cum­hur­baş­ka­nı­mız spor ko­nu­sun­da ka­rar­lı ve ciddi ça­lış­ma­la­rı var. Bizim he­de­fi­miz her­kes yap­sın, her­kes spor­la bü­yü­sün. İnsan­lar dı­şa­rı çık­tı­ğın­da spor alan­la­rıy­la kar­şı­laş­sın. 81 ilin ta­ma­mın­da havuz var, tar­tan pist var. 81 ilde cim­nas­tik sa­lon­la­rı kur­ma­ya baş­la­dık. Bun­la­rın hepsi Cum­hur­baş­ka­nı­mı­zın ta­li­mat­la­rıy­la oldu. Tüm spor alan­la­rı­nı ge­niş­let­tik. Ge­liş­miş ül­ke­ler­de­ki gibi her­ke­sin spor yap­ma­sı­nı is­ti­yo­ruz. İnsan­la­rın sa­bah­la­rı yü­rü­yüş yapıp sonra işe git­me­si­ni is­ti­yo­ruz Ge­çen­ler­de ünlü bir fut­bol­cuy­la geçen di­ya­lo­gu­mu an­lat­mak is­ti­yo­rum. Bana iki fark­lı ma­hal­le­den bah­set­ti. Ar­ka­daş­la­rı­mın kötü alış­kan­lık­la­rı vardı. Benim ailem sü­rek­li spora teş­vik et­ti­ği için fır­sat bulup on­lar­la bir­lik­te ta­kı­la­ma­dım ve kötü alış­kan­lık­la­rım ol­ma­dı. İşte bizim ama­cı­mız da tam ola­rak bu. Ço­cuk­la­rı­mı­zın boş va­kit­le­ri­ni spor­la ge­çir­me­si­ni is­ti­yo­ruz. İnter­ne­tin, te­le­fo­nun ba­şın­da ge­çir­me­si­ni is­te­mi­yo­ruz. Bunun için de eli­miz­den gelen her şeyi ya­pa­ca­ğız, tüm im­kân­la­rı­mı­zı se­fer­ber ede­ce­ğiz.
 
– İlko­kul­la­ra 2. sı­nıf­tan iti­ba­ren İngi­liz­ce ve din kül­tü­rü ders­le­ri­ne branş öğ­ret­me­ni gi­rer­ken beden eği­ti­mi, resim ve gör­sel sa­nat­lar der­si­ne sınıf öğ­ret­men­le­ri gi­ri­yor. Bun­dan ha­be­ri­niz var mı? Bu ko­nu­da yo­ru­mu­nuz nedir?
 
Milli Eği­tim Ba­kan­lı­ğın­da bir denge un­su­ru varsa bi­le­mi­yo­rum. Çünkü müf­re­dat­lar ince ele­nip, sık do­ku­nup öyle ha­zır­la­nı­yor. Ben müf­re­da­ta bir şey di­ye­mi­yo­rum. Ama iyi bir nesil ye­tiş­tir­mek için özel­lik­le de beden eği­ti­mi ve spor der­si­ne ala­nın­da uzman ki­şi­le­rin gir­me­si ge­rek­ti­ği­ni dü­şü­nü­yo­rum. 
– Siz içi­miz­den bi­ri­si­si­niz. BESYO me­zu­nu­su­nuz. Beden eği­ti­mi öğ­ret­men­li­ği ya da ant­re­nör­lük yap­tı­nız mı hiç?
 
Hiç öğ­ret­men­lik ve ant­re­nör­lük yap­ma­dım. Sa­de­ce Üni­ver­si­te­yi bi­tir­me sü­re­cin­de okul de­ne­yi­mi der­sin­de staj yap­tım.
– Biraz da te­sis­leş­mey­le il­gi­li ko­nu­şa­lım. Ül­ke­miz­de te­sis­leş­me ora­nı­nı nasıl bu­lu­yor­su­nuz? 
 
2002’de ik­ti­da­ra gel­dik. Cum­hu­ri­yet ta­ri­hin­den bu yana ya­pıl­ma­yan te­sis­le­ri 15 yılda yap­tık. İlle­rin­de alanı bu­lu­nan okul­la­ra be­le­di­ye­ler ara­cı­lı­ğıy­la spor sa­lon­la­rı yap­ma­ya baş­la­dık. Cum­hur­baş­ka­nı­mı­zın sa­lo­nu ol­ma­yan okul­la­ra salon ya­pıl­ma­sı için kesin ta­li­ma­tı var­dır. An­ka­ra’da ve İstan­bul’da okul­la­ra spor sa­lo­nu ya­pıl­ma­sı için fa­ali­ye­te ge­çil­di. Okul­la­ra boş bir a-lan bul­du­ğu­muz­da hemen spor sa­lo­nu ya­pa­ca­ğız. Hatta dik­kat et­tiy­se­niz Doğu’daki ve Gü­ney­do­ğu’daki kay­yum be­le­di­ye­le­ri en çok ya­tı­rı­mı spora ya­pı­yor­lar. Çünkü ba­rı­şa ve kar­deş­li­ğe giden en önem­li yol spor­dur. Bir­lik­te­li­ği­mi­zi spor­la ge­liş­ti­re­ce­ğiz, ya­kın­laş­tı­ra­ca­ğız in­şal­lah.
– Do­ping hak­kın­da neler söy­le­mek is­ter­si­niz. Hiç do­ping kul­lan­dı­nız mı? Çev­re­niz­de kul­la­nan spor­cu ar­ka­da­şı­nız var mıydı?
 
Ben hiç kul­lan­ma­dım. Kul­la­nan ar­ka­daş­la­rı­mız oldu. Biz do­pin­ge karşı sıfır to­le­rans­lı­yız. Bence do­ping sa­tı­cı­la­rı­nın uyuş­tu­ru­cu sa­tı­cı­sın­dan hiç­bir farkı yok­tur. Hatta do­ping sa­tı­şıy­la il­gi­li yasal bir dü­zen­le­me ge­ti­ril­me­si ge­re­kir.
– Bir dönem fe­de­ras­yon baş­kan­lı­ğı yap­tı­nız. Tek­rar­dan fe­de­ras­yon baş­kan­lı­ğı için bir ça­lış­ma­nız var mı?
Şu anda öyle bir dü­şün­cem yok. Hiz­me­te devam.
– 3000 BESYO ata­ma­sı hak­kın­da gö­rüş­le­ri­ni­zi ala­bi­lir miyiz?
 
Genç­lik ve Spor Ba­kan­lı­ğı’nı daha ve­rim­li hale ge­tir­mek için BESYO me­zun­la­rı çok önem­li. Bu memur alımı Genç­lik ve Spor Ba­kan­lı­ğı ta­ri­hin­de bir ilk­tir. Cum­hur­baş­ka­nı­mı­zın ta­li­ma­tıy­la ya­pıl­dı. İlk defa spor­cu bir Cum­hur­baş­ka­nı ül­ke­mi­zi yö­ne­ti­yor, bizim için dün­ya­yı yö­ne­ti­yor. Bu spor­cu­lar için çok bü-yük bir şans. Sü­rek­li spor­cu­lar­la bir­lik­te, sü­rek­li on­la­rı ma­ka­mın­da ağır­lı­yor. Cum­hur­baş­ka­nı­mız, spor­cu­la­rı­mı­zın mo­ti­vas­yon­la­rı­nı art­tır­mak için mut­la­ka mü­sa­ba­ka­lar­dan önce ara­yıp ba­şa­rı­lar di­li­yor. Cum­hur­baş­ka­nı­mız spor ko­nu­sun­da çok has­sas. Biz de bu ko­nu­da çok has­sas dav­ra­nı­yo­ruz. Atama sa­yı­la­rı­nın at­tı­rıl­ma­sı için eli­miz­den ge­le­ni ya­pa­ca­ğız.
– Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu öğrencilerine ve me­zun­la­rı­na neler söy­le­mek is­ter­si­niz? 
 
Biz­ler aynı tez­gah­tan geç­tik ve siz­le­ri çok se­vi­yo­rum. Ata­ma­lar olsun, beden eği­ti­mi ders­le­ri ko­nu­sun­da olsun, antre­nör­le­ri­mi­zin ih­ti­yaç­la­rın­da ge­rek­li Ba­kan­lık­lar­la gö­rü­şüp her konu da yar­dım­cı ol­ma­ya ça­lı­şı­yo­ruz. Mes­lek­taş­la­rı­ma şunu söy­le­mek is­ti­yo­rum; “he­def­le­rin­den şaş­ma­yıp bu yolda ciddi ça­lış­ma­la­ra devam et­sin­ler. Bu işler emek ister, emek­siz de yemek yok­tur. Mü­ca­de­le­ye devam”.
Spor ve Yaşam Dergisi

admin

Editör

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir